Prof. Dr. Arif Yavuz
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi

Arif Yavuz: Doların Hikayesi

İstanbul Üniversitesi Rektör Danışmanı ve Endüstri İlişkileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Yavuz, ABD’nin karşılıksız para basıp herşeyi satın aldığını, gücünü kaybetmekten korktuğu için de “Dünya Merkez Bankası” ve yeni uluslar arası para birimi oluşturulması teklifine karşı çıktığını belirtti. Prof. Dr. Arif Yavuz, Demokrat Eğitimciler Derneği’nin İstanbul Süleymaniye’deki Yeni Asya Vakfı Seminer Salonu’nda düzenlediği, “Türkiye ve Dünyada Küresel Ekonomik Güçler” konulu bir seminer verdi. Toplumların gelişmesini kendi sınıflamasında üçe ayırdığını ifade eden Prof. Dr. Yavuz, bunları Tarım Toplumu, Sanayi Toplumu ve Bilgi Toplumu olarak sıraladı. Tarım Toplumu’nda toprağın sahibi kimse o zamanın en büyük siyasî ve ekonomik gücü olduğunu kaydederek, Tarım Toplumu’nda en büyük toprağa sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nun dönemin en büyük siyasî ve ekonomik gücü olduğunu ve tüm dünyaya hükmettiğini söyledi. Sanayi devrimi ile Sanayi Toplumu’na geçildiğini dile getiren Prof. Dr. Yavuz, Osmanlı İmparatorlu’ğunun sanayi devrimine geçemediği için gücünü yitirdiğini, buna karşın sanayi devrimini gerçekleştiren İngilizlerin sanayi toplumunun imparatoru olduğunu kaydetti. 

 

Şimdilerde ise Bilgi Toplumu’na geçildiğini bilgiyi üreten ve kullanan ABD’nin de Bilgi Toplumu’nun imparatoru olarak, en büyük siyasî ve ekonomik gücü elinde tuttuğunu, dünyayı yönettiğini vurgulayan Prof. Dr. Yavuz konuşmasına şöyle devam etti: “ABD’nin her ülkede, her olayda parmağı var. Irak’ta da, İran’da da eli var. Orta Doğu’daki olayları da ABD yaptırıyor. Büyük Ortadoğu Projesinin bir parçası. Amerikan İmparatorluğu’nu ise İngiliz ve Yahudiler yönetiyor. Dikkat ederseniz ABD’de iki dönem demokratlar, iki dönem de Cumhuriyetçiler iktidara geliyor. 2008 krizini Yahudiler çıkardı. Ne yaptılar? Arapların milyarlarca dolar parasını topladılar. İngilizlere tuzak kurdular. Bunun sonucu İngilizlerle Yahudilerin bağları koptu. Ama Yahudiler çok güçlendi ve tekel oldular. Şimdi ABD’yi Yahudiler yönetiyor.” 

 

DOLARIN HİKÂYESİ

 

Küresel ekonomik krize de değinen Yavuz, bu olayı bir hikâye ile açıkladı. Hikâye şöyle: “Bir gezegen var. Burada 10 kişi yaşıyor. Yalnız bu on kişinin hepsi birşeyler üretiyor. Biri toprakla uğraşıp, buğday, sebze meyve üretiyor. Diğeri makineleri var giysi üretiyor. Diğeri otomobil üretiyor. Diğeri mobilya, başkası gıda vb. Birisinin de bilgisayarı var, bir tuşuna basıp sadece kâğıt çıkarıyor. Bu kâğıdı, otomobil üretene veriyor, otomobil alıyor. Giysi üretene verip giysi, yiyecek üretene verip yiyecek alıyor. Daha sonra diyor ki, ‘siz bundan sonra birbirinizden alış verişi benim size verdiğim kâğıtla yapın. Sebze üreten benim verdiğim kâğıdı, giysi üretene verip giysi alsın. Giysi üreten o kâğıdı, otomobil üretene verip otomobil alsın’ diyor. Yaptığı iş ise sadece bilgisayarın tuşuna basıp kâğıt çıkarıyor.”

 

ABD GÜCÜNÜ KAYBEDERSE, DOLAR HAKİMİYETİNİ KAYBEDER 

 

 

İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesine yakın 1944’te ABD’nin küçük bir kasabası olan Bretton Woods’da toplanan Birleşmiş Milletler Para ve Finans konferansında Bretton Woods sistemi’nin kabul edildiğini hatırlatan Yavuz, bu sistem ile bağımsız ulus-devletlerin kendi aralarında ortak bir parasal düzen üzerinde anlaştığını belirterek; “Bu konferansta altına dönüştürülebilen tek para biriminin dolar olmasına, diğer para birimlerinin değerlerinin de dolara göre ayarlanmasına karar verilmiştir. Anlaşmaya katılan ve parasını altına dönüştürülebilir yapmayı kabul eden her ülkenin parasının değeri dolara göre saptanmıştır. 

 

Anlaşma ile 1 ons altın = 35 dolar ya da 1 dolar 0,88867 gr. altın olarak belirlenmiş ve ABD dış talep olduğunda doları bu paritesi üzerinden altına çevirmeyi kabul etmiştir. Tüm para birimlerinin dolara endeksli olması zamanla piyasalarda gerilim oluşturmuş ve 1971’de ABD’nin doları altına endekslemekten vazgeçtiğini açıklamasıyla sistem çökmüştür. O zamana kadar doları altın karşılığı basan ABD o zamandan sonra karşılıksız dolar basmaya başlamış ve hâlâ da buna devam ediyor. ABD ekonomisinin zayıflamasıyla Çin, dünyada geçerli başka bir para birimi oluşturulmasını isteyince ABD buna karşı çıktı, Rusya yine, ‘Dolar uluslar arası para birimi olmasın’ dedi. Yahudiler, ‘Sen ne diyorsun’ diye karşı çıkınca Rusya da sesini kesti. ABD eğer gücünü kaybederse, dolar hakimiyetini kaybeder. ABD karşılıksız para basıp herşeyi satın alıyor. Yeni Dünya Merkez Bankası kurulması teklifine, yeni bir para birimi olsun görüşlerine karşı çıkıyor ve kabul etmiyor. Çünkü o zaman gücü bitecek. Dolar dünyada talep gördüğü için yükseliyor yoksa biter” diye konuştu.

Logolar